Kasım 20, 2018

Ege Üniversitesi’nde Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar Eğitimi

Avrupa Birliği Horizon 2020 kapsamında 2015 yılında Ege Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nün başlattığı “Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar” konulu proje dâhilinde Ege Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar Eğitimi – Eğitim ve Danışmanlık Merkezi kuruldu. Proje Yürütücüsü: Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Türkan Göksal Özbalta, Doç. Dr. Alper Sezer, Doç. Dr. Gözde İnan Sezer, Balıkesir Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Yıldız ve projede yer alan ülkelerin kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin katılımıyla 20 Haziran 2017 tarihinde gerçekleştirildi.  Ege Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar Eğitimi – Eğitim ve Danışmanlık Merkezi bünyesinde bir de laboratuvar oluşturulmuş durumda, laboratuvarın kuruluşuna inşaat sektörünün önde gelen firmalarının yanı sıra iklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren firmalar da önemli destekler sağladılar.

Reklam

Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar Eğitimi projesinin amacı; İnşaat sektöründe yaklaşık sıfır enerjili binaların (YSEB) uygulanmasına yönelik teorik ve pratik eğitimlerin verileceği eğitim ve danışmanlık merkezlerinden oluşan işlevsel bir iletişim ağının kurulması olarak belirlendi. Proje kapsamında İzmir’de Ege Üniversitesi bünyesinde bir eğitim merkezi kuruldu. Kurulan bu eğitim merkezinde inşaat sektörünün tüm aşamalarında görev alan çalışanlar (mimar, mühendis, tekniker, işçi) ve karar mekanizmasında yer alan yetkililerine (Belediye, Bakanlık çalışanları) verilecek eğitimler ile uzmanlaşmaları hedefleniyor. Proje kapsamında 600 işçi, 120 tasarımcı (mimar, mühendis) ve 180 inşaat sektörü temsilcisine eğitim verilecek. Projede 7 farklı ülkeden (Türkiye, Bulgaristan, İrlanda Almanya, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna ve Romanya) 12 partner yer alıyor. Projeye dahil olan partner ülkelerde yaklaşık sıfır enerjili bina (YSEB) bilincinin ve projelerinin uygulanma oranının artırılması hedefleniyor.

Günümüzde, sera gazı emisyonlarının azaltılması, küresel ısınma ve sürdürülebilir kalkınma gibi ifadeler çokça kullanılmaktadır. Avrupa’da binalar toplam birincil enerji kullanımının yaklaşık %40’ından, CO2 emisyonlarının ise % 36’sından sorumludur. Ülkemizde ise konut sektörü %31 oranı ile enerji tüketiminde sanayi sektöründen sonra en büyük paya sahiptir. Önümüzdeki dönemlerde de tüketim miktarının önemli ölçüde artacağı öngörülmektedir. Bu nedenle binalarda enerjinin daha verimli kullanılarak, tüketimi azaltacak bina türlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konulara ilginin artması, bina sektörünü de enerji verimliliği açısından olumlu yönde etkilemektedir. 2010 yılında AB enerji perpormans direktifin revize edilmesi ile “yaklaşık sıfır enerji bina” kavramı ortaya çıkmıştır. Binalarda enerji verimliliğinin sağlanmasının birçok yolu vardır. Temel olarak yeterli kalınlıkta ısı yalıtımı kullanmak, enerji performansı yüksek Pencere kullanmak, ısı köprülerini önlemek, istenmeyen hava kaçaklarını azaltmak ve enerji verimli mekanik sistemler kullanmak bunlardan birkaçıdır. Avrupa Birliği politikalarına bakıldığında üye devletlerin bina stoklarını yaklaşık sıfır enerjili binalara dönüştürmeye, yaklaşık sıfır enerjili yeni bina inşa etmeye ve kamuoyunu örnek eylemler ile teşvik etmeye çalıştığı görülmektedir.

Ayrıca teoride araştırılan ve başarılan verimlilik ölçütlerinin gerçek bina uygulamalarıyla ortaya konması bina kullanıcıları ve bina sektörü için büyük önem arz etmektedir. Bu tarz binaların maliyetinden, performansına kadar olan konuların örnek uygulamalarla gösterilmesi kullanıcıların daha çok ilgisini çekmektedir. Türkiye geneline bakıldığında yaklaşık sıfır enerjili binaya örnek bir bina henüz bulunmamaktadır.

 

Reklam

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 + eleven =