Salgında Üretimi Duran Tekstil Fabrikalarında Yangın Güvenliği

“Yangın, mal kaybının yanı sıra itibar kaybına da neden oluyor”

Salgından korunabilmek için mecburen üretimine ara veren fabrikalar, yeni normale dönüş tedbirleri ile yeniden faaliyete geçti. Bünyesindeki 600 çalışanıyla aylık 800 bin m2’yi aşan halı üretimi sağlayan Milat Halı da personelini bir dönem ücretli izne çıkararak, “can ve mal güvenliğini” her durumda önde tuttuğunu tekrar gösterdi. Milat Halı Genel Müdürü Ejder Bilgiç, tekstil sektörünün yüksek risk taşıdığı bilinciyle yangın tedbirlerine de özen gösterdiklerine dikkat çekti.

En kötü senaryonun önlenebildiği ve can riskinin olmadığı durumlarda bile yangının etkisinin ağır olduğunu anlatan Ejder Bilgiç; “Yangından bahsediyoruz, sadece mal kaybına değil itibar kaybına da neden oluyor. Ürün sattığınız insanların size bakışı değişiyor, çünkü 3-4 koleksiyon bir müşteriye satabiliyorsunuz. Tedarikçinin sürekliliğinin olması gerekiyor. Nasıl biz EEC’den sürekli bir hizmet bekliyorsak mal sattığımız firmalar da bizden sürekli mal bekliyor. Firmanız yansa, maddi bir kayıp oluşur. Daha önemlisi, müşterinin nezdinde de saygınlığınızı kaybedersiniz. Kendi bünyemizde yangın konusunda çok duyarlıyız. Yangın oluşturacak bir durum varsa gerekli önlemleri alıyoruz” dedi.

Bilgiç, “Sistemin bizim için önemi, oluşabilecek riski erken tespit edip bilgi vermesi çünkü bu olaya müdahalemizde çok önemli. İkincisi ürünle ilgili, alarmların ve uyarıların anlaşılabilir olmasıdır. Sistemde bir yerde bir alarm var, nerede, sistemin ona tepkisi ve hızı ne şekilde, bu konularda da ayrıca memnunuz. Kontrol panosundan olay yerini anında tespit edilip ihbarda bulunabiliyorlar” dedi.

Ürüne güvenini ise, “Endişe ettiğimiz kısımlardan biri de hava örneklemeli sistemin tozlu bir ortamda çalışıyor olmasıydı. Bundan doğabilecek sıkıntılardan korkuyorduk. Ürün, 1,5 yıldır sürekli tozlu ortamda ve sorunsuz çalışıyor. Bu bana göre başarılı” sözleriyle özetledi.

Sisteme dair içinin rahat olduğunu aktaran Ejder Bilgiç, “En çok üzerinde durduğum nokta, yalancı alarmlardı, yani yangın veya bir risk bile olmadan alarm olmasıydı. Çünkü bir süre sonra gerçek alarmda insanlar ciddiye almıyor. Örneğin; alarm geldi, baktım hiçbir şey yok, “Ah dedim korktuğum başıma geliyor, yalancı ihbar”. Sonra öğrendim ki o noktada çok basit bir kaynak yapmışlar, duman çıkmış. Bunu öğrendiğimde memnun oldum. Çünkü hem sistemin hassas çalıştığını hem de gerçek alarm olduğunu gördüm. Yalancı ihbar olmaması ortalamanın çok üzerinde bir başarı” dedi.

Bakım ihmalinden kaynaklanabilecek kötü tecrübelere dikkat çeken Bilgiç; “EEC’nin en çok tercih edilme sebebi servisi. Ürün kalitesini tartışmaya gerek yok ama olaya müdahale kısmı da çok önemli. Çünkü bu sıralamaya koyulacak bir iş değil. Makinanız bozulur, bir hafta on gün üretim yapmazsınız ama yangın algılama böyle değil. Arızalı noktaya anında müdahale etmek gerekiyor. Düşünün şimdi alarm sistemi günlerce devre dışı kalsa, ya o esnada bir şey olursa?  Kaybedeceğiniz şeyler, bir makinanın kaybından çok daha büyük olur” sözleriyle arızalara zamanında müdahalenin önemini hatırlattı.

EEC ekibi, pandemi sürecinde yoğunlaşan veya aksine yavaşlayan tesislerde yaşanabilecek güvenlik risklerini “doğru çözüm” ile kontrol altında tutarak, müşterilerinin güvenliğini sağlamaya devam ediyor.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + fifteen =